ABD'nin New Mexico eyaletindeki bir mahkeme, gizlilik ve içerik denetimi politikalarına ilişkin kullanıcıları yanıltması nedeniyle sosyal medya şirketi Meta'nın eyalete 25 milyar dolar para cezası ödemesini kararlaştırdı. Eylülde jürinin şirketi eyaletin tüketiciyi koruma yasalarını ihlal etmekten sorumlu bulmasını takiben Mahkeme Yargıcı Francis Mathew, Meta için 25 milyar dolarlık ceza kararı aldı.
New Mexico Başsavcısı Raul Torrez, gerçekleştirdiği basın toplantısında karara ilişkin, "Bu karar, Silikon Vadisi'ne bir işaret, açık ve net bir mesaj olmalı." sözlerini dile getirdi.
PARA CEZASI OKULLAR İÇİN KULLANILACAK
New Mexico Anayasası gereğince, tüketiciyi koruma yasalarının ihlali sonucu uygulanan para cezalarından elde edilen tutarlar eyaletin eğitim harcamalarına yönlendiriliyor. Torrez, hükmedilen tutarın eyalette gelecek 100 yıl boyunca yapılacak okulların inşasını karşılayabilecek düzeyde olduğunu söylerken, Meta'nın beklenen itirazından dolayı bu kaynağın bir müddet kullanılamayabileceğini de kabul etti.
META'YA BUGÜNE KADAR VERİLEN EN YÜKSEK CEZA
Haberde aktarıldığına göre eyaletin açtığı dava, Facebook'taki yaklaşık 87 milyon profilin verilerinin üçüncü taraf bir kişilik testi üzerinden derlenip siyasi danışmanlık şirketi Cambridge Analytica'ya satılmasıyla ilişkili veri ihlali iddialarını temel alıyor. Bu tutar, sosyal medya platformu Facebook'u bünyesinde bulunduran Meta hakkında bugüne kadar hükmedilen en yüksek para cezası olarak öne çıkıyor. 87
MİLYON KİŞİYE AİT BİLGİLER SATILMIŞTI
Cambridge Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan Aleksandr Kogan, Facebook üzerinden sunulan "this is your digital life" adlı kişilik testi uygulamasıyla 87 milyon kişinin verilerini depolamış ve bu verileri 2016'da siyasi danışmanlık alanında faaliyet yürüten Cambridge Analytica şirketine satmıştı. İngiliz televizyon kanalı Channel 4 tarafından ortaya çıkarılan skandalda Cambridge Analytica, topladığı verilerden 2016 Amerikan seçimlerinde Donald Trump'ın galip gelmesi amacıyla yararlanmıştı.
Olayın gün yüzüne çıkmasını takiben Facebook Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, Amerikan Senatosu'nda ifade vermişti. Yaşanan büyük veri krizi, Avrupa ve Amerika'da başta teknoloji şirketleri olmak üzere şirketleri veri politikalarını tekrar değerlendirmek zorunda bırakmıştı.


